Turkish–English Dictionary

Look up Turkish words and get English translations, with parts of speech and example sentences. Browse the common-word table below or type a Turkish word into the lookup tool.

Swap

Type a Turkish word above and press Look up to see its English translation.

Browse common Turkish vocabulary

WordTranslation
benI
senyou
ohe
oshe
bizwe
onlarthey
newhat
neredewhere
ne zamanwhen
kimwho
nedenwhy
nasılhow
olmakto be
sahip olmakto have
yapmakto do
gitmekto go
gelmekto come
görmekto see
bilmekto know
düşünmekto think
istemekto want
ihtiyaç duymakto need
yapmakto make
almakto take
vermekto give
söylemekto say
anlatmakto tell
sormakto ask
bulmakto find
bakmakto look
kullanmakto use
çalışmakto work
yemekto eat
içmekto drink
uyumakto sleep
yürümekto walk
koşmakto run
okumakto read
yazmakto write
konuşmakto speak
dinlemekto listen
duymakto hear
satın almakto buy
satmakto sell
ödemekto pay
yardım etmekto help
sevmekto love
yaşamakto live
ölmekto die
öğrenmekto learn
öğretmekto teach
açmakto open
kapatmakto close
kişiperson
adamman
kadınwoman
çocukchild
erkek çocukboy
kız çocukgirl
ailefamily
annemother
babafather
arkadaşfriend
evhouse
yuvahome
okulschool
şehircity
ülkecountry
dünyaworld
sokakstreet
odaroom
zamantime
günday
gecenight
sabahmorning
akşamevening
haftaweek
aymonth
yılyear
bugüntoday
yarıntomorrow
dünyesterday
şimdinow
güneşsun
aymoon
yıldızstar
gökyüzüsky
dünyaearth
ateşfire
suwater
yağmurrain
rüzgârwind
ağaçtree
çiçekflower
dağmountain
nehirriver
denizsea
yemekfood
ekmekbread
pirinçrice
etmeat
balıkfish
yumurtaegg
sütmilk
meyvefruit
çaytea
kahvecoffee
başhead
gözeye
kulakear
ağızmouth
burunnose
elhand
ayakfoot
kalpheart
isimname
kitapbook
kelimeword
dillanguage
paramoney
work
sevgilove
müzikmusic
hikâyestory
yolway
şeything
hayatlife
kapıdoor
masatable
sandalyechair
arabacar
iyigood
kötübad
büyükbig
küçüksmall
yeninew
eskiold
uzunlong
kısashort
yüksekhigh
alçaklow
sıcakhot
soğukcold
mutluhappy
üzgünsad
güzelbeautiful
kolayeasy
zorhard
hızlıfast
yavaşslow
doğruright
yanlışwrong
önemliimportant
doğrutrue
ücretsizfree
dolufull
boşempty
gençyoung
güçlüstrong
zayıfweak
kırmızıred
maviblue
yeşilgreen
sarıyellow
siyahblack
beyazwhite
evetyes
hayırno
değilnot
veand
veyaor
amabut
eğerif
çünkübecause
ilewith
olmadanwithout
içinfor
denfrom
eto
Turkish–English Dictionary | Polytranslator